|
|
Dostumuz Haşmeya Muhsin’e Ödül
Haşmeya Muhsin ödül parasını kendi başlattığı ulusal sosyal güvenlik kampanyasına bağışladı. Kendi sendikasının sınırlarını aşan bu kampanya, sağlık hizmetlerinde, eğitimde, konutta ve sosyal haklarda ülke çapında sosyal adaleti ve eşitliği amaçlıyor. Petrol-İş Kadın Dergisi okurlarının 2009 yılı 8 Martı’nda ICEM tarafından İstanbul’da düzenlenen, “Iraklı ve Türkiyeli Sendikalı Kadınlar Buluşması” etkinliğinden tanıdığı Haşemeya Muhsin, Irak Elektrik İşçileri ve Teknisyenleri Sendikası’nın başkanı. Ülkesinde ve Arap dünyasında ulusal bir sendikanın ilk kadın yöneticisi. Haşmeya, başlatılan kampanyayı, geçmişte ve bugünkü işgal yönetiminde yerinden yurdurdan ve işinden edilmiş insanlara iş olanakları sağlamanın aracı olarak görüyor. Sendikanın başkanlığına ilk kez 2003’te getirilen ve daha sonra iki kez yeniden seçilen Haşmeya aynı zamanda Irak İşçileri Federasyonu’nun Başkan Yardımcısı. 2007’de ICEM Yönetim Kuruluna seçilen Haşmeya Muhsin, Hollanda sendikal merkezi FNV’nin ödülüne ICEM tarafından aday gösterildi. FNV’nin her yıl verdiği Febe Elisabeth Velasguez Sendika Ödülü, Salvadorlu sendika lideri ve Salvador İşçi Sendikaları Federasyonu Fenastras’ın eski genel sekreterinin adını taşıyor. Febe Elisabeth Velasguez 1989’da sendikanın genel merkezinde bomba patlaması sonucunda ölmüştü. ◘ |
|
Artık BM’nin de bir kadın örgütü var
Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, kadınların güçlendirilmesi için çalışan dört farklı örgütü birleştirerek bir “BM Kadın” örgütü kurma kararı aldı. BM genel sekreteri Ban Ki-moon 2 temmuz günü alınan kararın ardından “BM ailesinin yeni üyesi doğdu” dedi. Yeni yapının tam adı BM Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve Kadının Güçlendirilmesi Örgütü oldu. Birleştirilen örgütler BM Kadınlar İçin Kalkınma Fonu (UNIFEM), Kadınların İlerlemesi Bölümü (DAW), Cinsiyet Konularında Özel Danışmanın Ofisi ve BM Kadınların İlerlemesi İçin Uluslararası Araştırma ve Eğitim Enstitüsü (UN-INSTRAW). Ban, “Bu yapıları biraraya getirerek üye ülkeler kadınların ve toplumsal cinsiyet konularının küresel ölçekte daha güçlü şekilde duyulmasını sağlayacak. Şimdi dünyanın kadınlar ve kız çocuklarının karşılaştığı engelleri görmezden gelmesi ve gerekli adımları atmaktan imtina etmesi daha zor olacak.” dedi. BM Kadın, üye ülkeler arasında yıllar süren tartışmanın ve kadın örgütlerinin çabalarının sonucu. Ocak ayında çalışmaya başlaması planlanan örgütün yıllık en az 500 milyon dolar (yaklaşık 750 milyon TL) bütçesi olması öngörülüyor. ◘ |
|
Sigortasız kadın da hamilelikte borçlanabilecek
Kahraman, dilekçesinde SGK’nın erkeklere tanıdığı askerlik borçlanması gibi kadınlara da doğum yıllarıyla ilgili borçlanma hakkı tanınmasını istedi. İlk hamileliğinde sigortalı bile olmayan, ikinci doğumunda ise işten ayrılmasının üzerinden 300 gün geçtiği için yine hamilelik borçlanmasından yararlanamayan Kahraman’ı mahkeme haklı buldu. Kadın yargıç Aynur Özcan İlhan da bilirkişi raporunu göz önünüde bulundurarak devrim gibi bir karara imza attı. Üç sayfalık gerekçeli kararı yazan hakim Aynur Özcan İlhan, Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 41-a maddesindeki amacın, doğum nedeniyle sigortalılığın başlangıç tarihinden önce ve sonra geçen sürecin sosyal güvenlik açısından değerlendirilmesi maksadını da içerdiğini belirtti. Yargıç İlhan, bu nedenle davacı Sevinç Kahraman’ın gerek sigortalı olmadan önce 1987 yılında yaptığı, gerekse sigortalı olduktan sonra 1993 yılında yaptığı iki doğum nedeniyle, borçlanma talebinin kabul edilmesine hükmetti. Kahraman’ın avukatı Ali Onar, “Mahkeme, sosyal bir hukuk devletinde herkesin kanun önünde eşit olduğunu açık ve kesin bir dille ifade etti” dedi. Dosyayı önümüzdeki günlerde ele alacak olan Yargıtay’ın kararı onaması halinde oluşacak içtihatla tüm kadınlar, erkeklerin askerlik borçlanması gibi sigortalı olsalar da olmasalar da doğum borçlanması yaptırabilecek. ◘ |
|
CEDAW karnesi yine kırıkla dolu
Toplantıda Kadın ve Aileden Sorumlu Devlet Bakanı Selma Aliye Kavaf ile Meclis Kadın Erkek Fırsat Eşitliği Komisyonu Başkanı Güldal Akşit’in içinde yer aldığı hükümet delegasyonu Altıncı Dönem Ülke Raporu’nu sunarak savunma yaptı. CEDAW Komitesi, TCK Kadın Platformu ve CEDAW Sivil Toplum Yürütme Kurulu’nun hazırladığı Gölge Rapor’da ele alınan “Anayasa ve yasalarda ayrımcılık”, “kadına yönelik şiddet”, “seçilmede kadın kotası”, “kadın istihdamı” ve “anadilde eğitim” konularında hükümet delegasyonuna sorular yöneltti. Görüşmede CEDAW Komitesi, BM’nin “Cinsiyete bağlı ayrımcılık” terimi ile “cinsel yönelim ve cinsel kimlik” tanımlarının Anayasa ve yasalara eklenmesi konusunda yaklaşımını dile getirerek, Türkiye hükümetinden bu konudaki gerekli yasal düzenlemeleri yapmasını istedi. CEDAW Komitesi, kadına yönelik şiddete karşı bir devlet politikası geliştirilmesinin ihtiyaç olduğunu belirtti. 4320 sayılı Ailenin Korunmasına Dair Kanun’un etkin ve etkili kullanımının önemi üzerinde duruldu. Komite, Türkiye Büyük Milet Meclisi’nde yüzde 9’da kalan kadın vekil oranının artırılması ve önümüzdeki 2011 seçimleri için kota uygulamasının hayata geçirilmesini istedi. Komite, Medeni Kanun ile 2002 sonrası yapılan evliliklerde geçerli olacak şekilde düzenlenen “evlilik sırasında edinilmiş malların ortak paylaşımı” ilkesinin geriye dönük işletilmesinin önemine değindi. Türk Ceza Kanunu’nun 29. maddesinde bulunan “Haksız tahrik” düzenlemesinin eşlerinden şiddet gören kadınların mağduriyetini artıracak şekilde “keyfi” uygulanmasının önüne geçilmesi istendi. Oturumda Türkiye hükümeti, kadınların istihdama katılım oranının düşük olduğunu kabul etti. Kavaf’a, yaşlı ve çocuk bakım hizmetlerinin karşılanmasına ilişkin, kadınların geleneksel rollerini yeniden üretmeden istihdama katılmaları yönünde ne gibi önlemler aldığını soran komite, anadilde eğitim konusunda program ve politikaların geliştirilmesi ve kadınların yaşadığı mağduriyete ilişkin de bilgi istedi. ◘ |