PETROL-İŞ KADIN DERGİSİ, SAYI 34, ŞUBAT 2009

 

 

 

 

8 Mart için farklı bir tarihçe:

Uluslararası Kadınlar Günü: Kayıp Belleğin Peşinde

 

Bazen efsaneler gerçekleri aşarak, kendi gerçekliğini inşa eder. 8 Mart’ın tarihçesi hakkında bilgilerimiz de biraz öyledir. Bu konuda çeşitli görüşler var. Brezilya’da Sao Paulo’da faaliyet gösteren SOF adlı kadın örgütünün 8 Mart’ın kökeni konusunda hazırladığı bir metin bildiklerimizden farklı bir gerçeğe ifade ediyor... Ya da bir gerçekler toplamını gösteriyor bize...

 

  Çeviri: Yıldız Temurtürkan 

 

 

Uluslararası Kadınlar Günü’nün kökenlerine ilişkin ana tarihsel referans, Danimarka’nın başkenti Kopenhag’da 1910 yılında toplanan İkinci Uluslararası Sosyalist Kadınlar Konferansı’dır. Bu Konferansta Clara Zetkin resmi bir uluslararası kadınlar günü ilan edilmesini önerdi. Önergede 8 Mart bahsi geçmez. Clara, yalnızca Amerikalı sosyalist kadınlar örneğini takip etme fikrinden bahseder. Kesin olan bir şey varsa o da anmaların uluslararası özellik taşımaya bu andan itibaren başlamış ve sosyalist kadın örgütleri ve inisiyatiflerinin çabalarıyla Avrupa’ya bir uçtan bir uca yayılmış olmasıdır.

Bu ve başka tarihsel kaynaklar, araştırmacı Renée Coté’un o kadar ilgisini çekti ki, Uluslararası Kadınlar Günü’nün tarihindeki kayıp halkaları arayan heyecan verici bir araştırma yaptı ve araştırmasını 1984 yılında Kanada’da yayınladı.

Renée, araştırması kapsamında, -19. yüzyıl sonu ve 20. yüzyılın başında yaşanan işçi mücadeleleri tarihinin kasırgası içinden- kadın işçilerin kitlesel katılımını yeniden sağlamaya ve kadınların oy hakkı, başka bir deyişle genel oy hakkı mücadelesini öne çıkararak eylemlerini, grevlerini, mücadelelerini bağımsız bir biçimde örgütleme kabiliyetlerini görünür kılmaya çalışan Amerikalı sosyalist feministlerin tarihini yeniden keşfetti. Bu yeniden keşfi temel alarak, tarihsel kayıtların neden gözden kaçırıldığı ya da neden zamanla kaybolduğu hakkında varsayımda bulundu.

Coté’un araştırmasına göre, 8 Mart’a ya da Amerikalı işçi kadınların grevine, herhangi bir kadın eylemine ya da kadın gününe yönelik bir referans, bu dönem boyunca taranan kaynakların herhangi birinde özellikle dönemin gazete ve sosyalist basınında kayıtlı değildir.

19. yüzyıl sonundan 1908 yılına kadar olan dönemde grevler ve işçilere yönelik baskılar söz konusuydu; fakat bu olayların hiçbirinin, kadınlar gününe neden olduğu zannedilen New York’ta kadınların ölmesiyle alakası yoktu. Coté’un çıkardığı sonuç, 1857 ya da 1908 yılında görkemli bir grevin olmadığı, ancak Amerikalı kadın işçiler arasında güçlenmek için çok mücadele etmiş görkemli bir feminizmin olduğudur. 8 Mart’ı arama çabası, Amerikalı sosyalist kadınların bağımsız var olma mücadelesinin izini takip etti.

Kaynakların açığa çıkardıkları

Amerika’da, ilk Kadınlar Günü’nün Lorine S. Brown’un başkanlığında 3 Mayıs 1908 tarihinde Chicago’da yapıldığını aylık gazete "Sosyalist Kadın" belgeledi. Kutlama, "Kadın işçilerin davasına adanmış günde kadınların ekonomik ve politik eşitliği taleplerini alkışlayan" 1500 kadının katılımıyla Garrick Tiyatrosu’nda yapıldı. Bu gün, kadınların sömürülmesini ve ezilmesini kınayan, aynı zamanda kadınların oy hakkını ilkesel olarak savunan kadın işçilere adandı. Kadın erkek eşitliği, kadınların bağımsızlığı ve dolayısıyla parti içinde ve dışında kadınların oy hakkı savunuldu.

1909 yılında ise Kadınlar Günü, Sosyalist Partinin resmi bir etkinliği olarak 28 Şubat’ta kutlandı ve Kadınların Ulusal Komitesi tarafından örgütlendi. Zamanın basını, kadınların oy kullanması için New York’ta yapılan "kadınların oy hakkı mitinginden" söz ediyordu.

Coté, Amerikalı sosyalistlerin Şubat ayının son Pazar gününü "Kadınlar Günü" olarak önerdiğini, ancak buna rağmen başlangıçta farklı tarihlerde kutlandığını buldu. Aralarında grevcilerin de yer aldığı, artan sayıda kadın işçi güne sadık kaldı ve kadınların katılımı artmaya devam etti.

Gazeteler kadınların oy hakkını savunan belli başlı örgütlerin 3.000 kadınla toplandığı Carnegie Salonu’nda 27 Şubat 1910 tarihinde kutlanan New York’un Uluslararası Kadınlar Günü’nden bahseder. Toplantı, sosyalist kadınlar tarafından düzenlendi ancak sosyalist olmayan kadınlar da katıldı.

1909 Kasım’ından 1910 Şubat’ına kadar süren New York’un şömizye bluz terzilerinin uzun grevi ve grevcilerin yüzde 80’inin kadınlardan oluştuğu kayıtlarda vardır. Grev, Kadınlar Günü’nden 12 gün önce sona erdi. Bu grev, kadınların çalışma ve yaşam koşullarını kınayan ve kitle desteği kazanan terzilerin cesaretini gösteren büyük çaplı ilk kadın greviydi. Bu işçilerin çoğu Kadınlar Gününe katıldı ve oy hakkı mücadelesini büyüterek 1920 yılında da ABD’nin bütün eyaletlerini fethettiler.

Alman sosyalisti Clara Zetkin, Kadın Günü ya da Kadınlar Günü’nün "Amerikalı kız kardeşlerinin izinden giden kadınların yılda bir kutladığı özel bir gün" olmasını önerdi. Zetkin aynı zamanda 28 Ağustos 1910 tarihli Alman Dergisi Die Gleicheit’de yayınlanan bir makalesinde ana temanın kadınların oy hakkı için mücadele olmasını teklif etti.

1911 yılında Uluslararası Kadınlar Günü’nü Alman kadınlar 19 Mart’ta, İsveçli kadınlar 1 Mayıs’la birlikte kutladı. Kısacası, Uluslararası Kadınlar Günü farklı günlerde kutlandı.

1913 yılında Rusya’da Çarlık rejimi altında oy hakkı için ilk Uluslararası Kadın İşçiler Günü yapıldı. Rus kadın işçiler Petrograd’da yapılan mitinge katıldı ve bastırıldılar. 1914 yılında Rusya’da Uluslararası Kadınlar Günü örgütleyicilerin hepsi tutuklandı, günün kutlanması imkansız hale geldi.

1914 yılında Almanya’da Uluslararası Kadınlar Günü kadınların oy hakkına ithaf edildi. Ve anlayabildiğimiz kadarıyla o yıl, tarihin uygun olmasından dolayı, ilk kez 8 Mart’ta kutlandı.

Avrupa Sosyalistleri, oy hakkı kutlamalarını kadınların politik özgürleşmesiyle bağlayarak koordine ettiler fakat tarihe her ülke kendisi karar verdi. Savaş yılları sırasında bu kıtada Uluslararası Kadınlar Gününe pek fazla ilgi gösterilmedi.

Uluslararası Kadınlar Günü olarak 8 Mart’ın kökenlerine işaret eden başka bir ilginç referans da, Rus kadın işçilerin 1917 Rus Devrimine yol açan eylemlere aktif katılımı ile bu tarih arasındaki bağdır. Miladi takvime göre 8 Mart’ta ya da Rus takvimine göre 23 Şubat’ta Rus kadın işçilerin yaptığı bir politik eylem, Rus Devrimine zafer kazandıran devrimci eylemlerin başlamasına zemin hazırladı.

Şubat devrimi yeni başlamıştı

Sosyalist devrimin feminist lideri Alexandra Kolontai, olay hakkında ve 8 Mart hakkında yazdı ancak ilginç bir biçimde tarihten silindi. Kolontai şöyle yazıyordu: "8 Mart 1917’de İşçi Kadınların Günü, tarihte unutulmaz bir gündü. Şubat devrimi yeni başlamıştı."

Devrimin lideri Troçki de Rus Devrimi’nin Tarihi adlı eserinde olaydan bahseder. Kadınların, Uluslararası Kadınlar Günü’nde açlığa, savaşa ve çarlık rejimine karşı korkusuzca Petrograd sokaklarına çıkarak genel grevi başlattığını açıkça ifade eder. Troçki şöyle yazıyordu: "23 Şubat (8 Mart) Uluslararası Kadınlar Günü’ydü, toplantılar ve eylemler öngörülüyordu. Ne var ki bu "Kadınlar Günü’nün" devrimin başlangıcı olacağını hayal etmemiştik. Devrimci eylemler yapılacaktı, ancak bir tarih tespit edilmemişti. Fakat sabah, aksinin emredilmesine rağmen tekstil işçileri birkaç fabrikada iş bıraktı ve greve destek istemek için delegeler gönderdiler… Bu, kitlesel greve yol açtı... herkes sokaklara döküldü."

Buradan devrimin, parti liderlerinin muhalefetine rağmen halk örgütlenmesinin bir sonucu olarak başladığını görüyoruz. İnisiyatif en fazla sömürülen ve ezilen tekstil işçisi kadınlardan geldi.. Çoğunluğu kadınlardan oluşan grevcilerin sayısı 9000 civarındaydı. Bu açıklamalardan anlıyoruz ki, Kadınlar Günü kitlesel bir başarıydı fakat kurban verilmedi.

Renée Coté, 1921 Uluslararası Komünist Kadınlar Konferansı’nın "Bulgar bir yoldaş Rus kadınların inisiyatifinin anısına 8 Mart’ı Uluslararası Kadınlar Günü için resmi bir tarih olarak öneriyor." yazan belgelerini buldu.

1922 yılından sonra Uluslararası Kadınlar Günü resmi olarak 8 Mart’ta kutlanmaya başlandı.

Bu tarih hem sosyalist hareketin hem de dönemin tarihinin resmi kayıtlarında kaybolur. Bu tarih, yüzyılın başında sosyalist kökenden gelen feminist hareketin ve kadınların tarihinin ve siyasi geçmişinin parçasıdır.

Bazı Avrupalı feministler 70’lerde, 1857 yılında New York’ta çıkan yangındaki tekstil işçileriyle ilgili somut referans bulamadılar ve bunu efsanevi bir olay kabul ettiler. Fakat Uluslararası Kadınlar Günü’nü Amerikalı solcu kadınlarla ilişkilendiren çok sayıda gerçek ve olaydan dolayı bu varsayım bertaraf edildi.

Daha derine inme çabası içinde 8 Mart ve eksik halkalarla ilgili bazı varsayımlar ortaya atıldı.

ABD’nin New York kentinde tekstil işçilerinin çalışma ve yaşam koşullarını kınadığı ve de greve gittiği bir gerçektir. Kadın işçilerin örgütlenmesinin bu momenti, daha büyük bir tarihsel ve toplumsal dönüşüm sürecinin parçasıydı. Bu dönüşüm süreci, kadınların mücadelelerini, zaferlerini ve örgütlenme ihtiyacını temsilen bir Uluslararası Kadınlar Günü ilanını teşvik eden toplumsal ve siyasal ortama katılarak hakları, eşitlik ve bağımsızlık için savaşmalarını olanaklı kıldı. Bu yüzden bu dönemin tarihi olaylarının parçalarını birleştirip bir araya getirmek gereklidir.

Bu konuda Gladys Gassen’in (FETAG2 kır işçileri için hazırlanan bir metinde) bir araya getirdiği rapordaki kaynakların incelenmesi gereklidir. Rapora göre; 1857 yılında değil, Mart 1911’de, kadınlar gününden 18 gün sonra, "New York’ta Triangle Şömizye Şirketine ait, 10 katlı bir binanın son üç katında bulunan, kötü havalandırılan, zemini tamamen kumaş ve yanıcı atıklarla kaplı, acil çıkışı ve yangın merdivenleri olmayan bir tekstil fabrikasında güvencesiz koşullarda çalışan 500 kadını -genç kadınlar, Yahudi kadınlar ve İtalyan göçmenleri- saran bir yangın başladı... Şirket, işe ara verilmesini engellemek için kapıyı anahtarla kilitlemişti. İtfaiyeciler en sonunda katlara ulaşabildiğinde 147 kadın çoktan ölmüştü, kadınlar ya kömürleşmiş ya da umutsuzca kendilerini attıkları kaldırımda parçalanmışlardı. Bu trajediden sonra New York’ta bir Fabrika İnceleme Komitesi kuruldu. Bu 50 yıldır kurulması istenen bir komiteydi. İşçi sağlığını ve yaşamını koruyan yasaların tarihi böyle başladı. Sendika lideri Rosa Schiederman, kadınları örgütleyerek 12.000 kadının, acılarını ve kayıplarını ifade etmek ve bütün işçi kadınlarla dayanışma göstermek için fabrika işçisi kadınların cenaze töreninde hazır bulunmalarını sağladı."

Her ne kadar kayıp bellekleri aramaya devam etmek gerekliyse de, kesin olan bir şey varsa o da; Uluslararası Kadınlar Günü’nü, kadınların kendi hayatlarını ve toplumu değiştirme mücadelesine aktif katılımının sembolü yapan, 20. yüzyılın ilk on yılına dek süren büyük toplumsal dönüşümler çağındaki mücadele döngüsünün bütünüdür.

Bu nedenle, bizden öncekilerin yaptığı gibi, inisiyatiflerimizi ve zaferlerimizi her yıl kutluyor, mücadelelerimizi değerlendiriyor ve kadın erkek eşitliği ve herkesin onurlu yaşayacağı bir dünya için verdiğimiz mücadelelerin gündemini güncelliyoruz.

SOF – Sempreviva Organização Feminista1

Referans kaynakçalar:

- Cote, Renée (1984) La Journée internationale dês femmes ou les vrais dates des mystérieuses origines du 8 de mars jusqu’ici embrouillés, truquées, oubliées : la clef dês énigmes .La vérité historique. Montreal: Les éditions du remue ménage.

- Gassem, Gladis (2000) Ato de solidariedade a mulher trabalhadora Ou, Afrodite surgindo dos mares. 8 de Março de 2000. Organização das trabalhadoras rurais. FETAG/RS.