• industriAll global
  • industriAll europe
  • Retun See
  • Petrol-İş Kadın Dergisi
Belgesel: Petrol-İş Tarihi

Düzce'de emekçilerin sesi yükseliyor

Düzce emekçileri de Tekel işçileriyle dayanışmanın ayrılmaz parçası olduklarını göstererek, Düzce Sendikalar Platformu bayrağı altında bir araya geldiler, 4 Şubat Tekel işçiyleriyle dayanışma eylemlerine katıldılar.

04.02.2010

Düzce emekçileri de Tekel işçileriyle dayanışmanın ayrılmaz parçası olduklarını göstererek, Düzce Sendikalar Platformu bayrağı altında bir araya geldiler,  4 Şubat Tekel işçiyleriyle dayanışma eylemlerine katıldılar. Bu birlik çatısı altında, Tekel işçilerinin mücadelesinde sonuç alınıncaya kadar konfederasyonların alacağı tüm eylem kararlarını sahipleneceklerini ilan ettiler.

Petrol-İş'in, “Sendikalı Ol”  kampanyası kapsamında geçen Haziran ayında pilot bölge olarak seçtiği ve o tarihten bu yana TV filmleri, radyo reklamları, açık hava duyuruları, gazete ilanları, pankart, bildiri, broşür, çıkartma gibi araçlarla çalışmalarını sürdürdüğü Düzce'de, işçilerin, emekçilerin sesi yükseliyor. Desa işçilerinin direnişi de yaşayan Düzcelilerin, sendikal harekete, işçi haklarına duyarlılıkları artıyor, mücadele azimleri bileniyor.

Tekel işçilerinin mücadelesine destek vermek için Düzce'deki işçi ve memur sendikaları, meslek odası, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşları da 4 Şubat'ta ülke genelinde yapılan Tekel işçileriyle dayanışma eylemine katıldılar. Düzce'de işçi, memur, öğrenci, genç, yaşlı, kadın erkek her kesimden emekçi 4 Şubat'ta, saat 16.30'da Avni Akyol Parkı'nda toplanarak Tekel işçilerinin mücadelesine destek verdiler, AKP iktidarının Tekel işçilerine karşı sürdürdüğü tavrı protesto ettiler. Eyleme, Petrol-İş'in Düzce'de örgütlü olduğu Bayer ve Süperlas işyerlerinde çalışan üyeleri ile Birleşik-Metal-İş, Lastik-İş, Basın-İş, Eğitim-Sen, Eğitim-İş, SES, Yol-İş gibi sendikalara üye emekçiler  katıldı. Düzce'deki eylemde Türk-İş, DİSK, KESK, Kamu-Sen, Memur-Sen ve Birleşik Kamu-İş konfederasyonlarına bağlı sendikalarda örgütlü emekçiler vardı.

Yeni oluşturulan Düzce Sendikalar Platformu adına kürsüye çıkan Petrol-İş Düzce Temsilcisi Ünal Akbulut, “Değerli Düzceliler, basınımızın kıymetli temsilcileri, Tekel işçilerinin direnişine destek veren emek dostları, TÜRK-İŞ , DİSK, KAMU-SEN, KESK ve BİRLEŞİK KAMU-İŞ' e bağlı sendikalarımızın yöneticileri ve üyeleri, siyasi partilerimizin temsilcileri...Düzce Sendikalar Platformu adına hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum” diyerek konuşmasına başladı.

Düzce'deki emekçiler de aynı dayanışmaya katılıyor

“52 günden bu yana Ankara'nın ayazında açlığa, soğuğa aldırmadan kazanılmış haklarını kaybetmemek için direnen Tekel işçilerine destek vermek, mücadelelerini paylaşmak, derdiniz derdimizdir demek için bir aradayız” diyen Akbulut konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Uzun yıllar sonra tüm emek örgütlerinin alanlarda, işyerlerinde “hak” mücadelesinde yeniden bir arada olduğu bugün, Düzce emekçilerinin de ülkemizin her köşesinde ve her şehrinde olduğu gibi aynı dayanışmaya katıldığını haykırmak için biraradayız. Önce, işlerini ellerinden aldıkları insanlar için oturarak maaş alıyorlar diyenlere inanmadığımızı, kazanılmış haklara yapılan saldırıların Tekel işçileri ile sınırlı kalamayacağını bildiğimizi, dahası sıra bize de geldiğinde yalnız kalmamak adına emek dayanışmasına ihtiyacımız olduğuna inandığımız için biraradayız. Tüyü bitmedik yetim hakkını Tekel işçisinin kursağında arayanlara diyoruz ki; özelleştirmelerde arayın tüyü bitmedik yetim hakkını, kamu ihalelerinde arayın, alınterini şeref bilenlerin lokmasında haram yok! İşçinin lokmasında, memurun sofrasında, çiftçinin  tarlasında haram yok. Tüyü bitmedik yetim hakkının aranacağı en son yer emekçinin kursağıdır.”

Tekel direnişi emek mücadelesinde mihenk taşıdır

İşsizliğin kol gezdiği bu ülkede, çalışanların büyük çoğunluğunun asgari ücrete mahkum olduğu bu ülkede, Tekel işçisine reva görülen zulmü haklı göstermek için, “Bu şartlara razı milyonlarca insan var” diyebilenlere, ikbal sahiplerinin aynı zamanda vicdan sahibi olmaları gerektiğini hatırlatmak için birarada olduklarını söyleyen Akbulut şöyle devam etti:

“Bizler biliyoruz ki; Tekel direnişi emek mücadelesinde mihenk noktasıdır. Bu direnç eşiği aşılırsa sıra tüm emekçilerin kazanılmış diğer haklarına da gelecektir. Gün bugün, vakit bu saattir. Dayanışma işte tam da bugün gereklidir. Ne mutlu, o dayanışma bugün ülkemin tüm alanlarında ve iş yerlerinde hayata geçirilmiştir. Düzce emekçileri de bu dayanışmanın ayrılmaz parçası olduklarını  Sendikalar Platformu bayrağı altında göstermekte ve bu birlik çatısı altında Tekel işçilerinin  mücadelesinde sonuç alınıncaya kadar konfederasyonlarımızın alacağı tüm eylem kararlarını sahipleneceğini ilan etmektedir.”

Dayanışmayı paylaşan tüm Düzce emekçilerini selamlıyoruz!

Konuşmasını, “Bizlerden, 4-C zulmune rıza göstermemizi, aynı kaderi paylaştığımız emek kardeşlerimizi yalnız bırakmamızı, haksızlıklar karşısında susan dil olmamızı bekleyenlere tüm açıklığı ile diyoruz ki; devleti yönetenlerin halkı hasım görmeye hakkı yoktur. Hak arama mücadelesi veren yurttaşlarından da şikayet etme hakları yoktur. Haksızlık karşısında gösterilen dayanışmayı ve bu dayanışma sonucu ortaya konulan eylemi yasa dışı ilan etmeye hakları yoktur” deyerek sürdüren Akbulut sözlerini şöyle tamamladı:

İşçilerin, memurların yani vatandaşlarının kazanılmış haklarını ilgilendiren tüm uygulama ve yasal düzenlemelerin hukuka uygun olma mecburiyeti vardır. Ve bugün ülkemin tüm temiz vicdanlarında karşılık bulan bu dayanışma, Tekel işçilerinin hukukuna sahip çıkmak içindir. Düzce Sendikalar Platformu adına dayanışmayı paylaşan tüm Düzce emekçilerini ve emek dostlarını saygıyla selamlarken son olarak diyorum ki; unutulmasın, teslim olanlar daima kaybederler, kazananlar bedel ödemeyi göze alanlardır. Selam olsun bedel ödeyen Tekel işçisinin mücadelesine... Selam olsun.”

 

PANDEMİ FIRSATÇILIĞI YAPMAYIN KIDEM TAZMİNATI HAKKIMIZ KIRMIZI ÇİZGİMİZDİR

Dünya ve ülkemiz, pandemi nedeniyle olağanüstü koşullardan geçmektedir. Normalleşme adımlarının atılmaya başlanması, bu sürecin çalışma hayatında işçilere yaptığı olumsuz etkileri henüz ortadan kaldırmamıştır. Aksine normalleşme ile birlikte oluşan ortamda, bazı işverenlerin bu durumu fırsata çevirme niyetlerini ortaya koyduğuna tanık olunmaktadır. İşçilerin bazı kazanılmış haklarının geri alınması girişimlerine pandemi süreci bahane edilmektedir. Hükümetin henüz ayrıntılarını açıklamadığı İst...
devamı