Özel Maltepe Üniversitesi Hastanesi'nde kadınlar direniyor:

 

Taşeron çalışma köleliktir, biz bunu istemiyoruz

 

Özel Maltepe Üniversitesi Hastanesi’nde 8 Aralık’ta 98 işçi, sendikaya üye oldukları için işten çıkarıldı. Çıkarılan işçilerin büyük bölümünü yemekhanede ve temizlik işlerinde çalışan kadınlar oluşturuyor. Petrol-İş Kadın Servisi olarak arkadaşlarımıza bir dayanışma ziyaretinde bulunduk. O arada dergicilik işimizi de ihmal etmeyip, onlarla çalışma şartlarını, sendikalaşma sürecini, direnişin gidişatını da konuştuk.

   Necla Akgökçe  

 

Lale Eroğlu

14 yıldır burada çalışıyorum, temizlik işçisiyim. Zam zamanıydı, zamlarımız her sene oluduğu gibi çok düşüktü. Bu zamlardan dolayı biz de hastane yönetimi ile bir görüşme yaptık. 100 TL yol parası istedik kabul etmediler.Tekrar görüştük, "çalışan böyle çalışır, kabul etmeyen çeker gider", dediler. Ayrıca “siz ne iş yapıyorsunuz, paspas yapıyorsunuz" diye bize hakaret de ettiler. Sonra hakkımızı almak için sendikalaşmaya karar verdik, sendikalaşma süreci hızlanınca, bir arkadaşımızı işten attılar, bir hafta sonra üç kişiyi daha attılar. Bu işten çıkarılmalar karşısında arkadaşlarımızı desteklemek için vardiya giriş, çıkışlarında, alkışlı bi r eylem yaptık.

Eylemin ertesi günü, bir cuma günü işe geldiğimizde bize 94 kişinin iş akdinin feshedildiğini söylediler. Sonra bir basın açıklaması yaptık, Başkanımız Arzu Çerkezoğlu ve çeşitli siyasi partilerden ve sendikalardan insanlar da katıldı. Daha sonra çadırımızı kurduk, o günden beri buradayız, direniyoruz.

Evli misiniz, çocuklarınız var mı? Evliyim evet, iki oğlum var. Büyük oğlumu askere yolladım. Küçük oğlum, lise üçte okuyor. Biz atıldıktan sonra süreç, çadırımızı kurduk direniyoruz.

Ne tür işler yapıyordunuz içeride? Her türlü işi yapıyorduk, evde geçirdiğimiz zamandan çok daha fazla süreyi burada geçiriyorduk. Gerektiğinde villalarına bizi götürüp temizlik yaptırıyorlardı. Günde normalde sekiz saat çalışıyorduk, ama 12 saat çalışan arkadaşlarımız da oluyordu.

Ücretler nasıldı? Ben 12 senedir burada çalışıyorum. Her şey dahil 1000 TL civarında ücret alıyordum. Şimdi bizi taşeronda çalışmaya çağırıyorlar. Taşeron çalışma köleliktir, biz asla taşeron çalışma istemiyoruz. Bizim amacımız, sendikalı olarak hastanedeki işimize geri dönmek.

Sendikalardan dayanışma var mı? Evet DİSK'e bağlı sendikalardan genellikle dayanışma için geliyorlar. Başka kurumlardan da gelenler oluyor, burası esasında boş durmuyor.

Kadın olmaktan kaynaklanan zorluklar yaşadınız mı çalışırken? Azarlamalar oluyordu, "siz ne iş yapıyorsunuz ki" gibi sizin yaptığınız işi küçümsemeler. Esasında bir şey de istemiyorduk 100 TL'lik bir artış. Kimsenin cebinde gözümüz yok bizim, sadaka da istemiyoruz, sadece emeğimizin karşılığını istiyoruz.

Burada hayat nasıl geçiyor? Direniş yerinde günler çok güzel geçiyor. Çok destekçimiz var. Evde duramıyorum, saat 07.30 oldu mu, hemen kalkıp buralara geliyorum. Gece nöbetçi arkadaşlarımız oluyor, haftada bir gün ise kadınlar kalıyor.

Bu direnişin sonu ne olur, neler demek isterdiniz? Bugün Maltepe belediye başkanı yanımıza geldi mesela. Bizlere kahvaltılık getirdi, birlikte oturduk, kahvaltı yaptık, konuşmaları sürdürdüklerini, işverenlerin biraz yumuşadığını söyledi. Yarın da bir toplantı varmış hastanenin kurucusu ile... İyi şeyler olacağına inanıyorum.

Melek Işık

Eşimle birlikte burada çalışıyordum. O, 10 yıldır burada çalışıyordu, ben yedi buçuk yıldır, ikimiz birlikte atıldık. İkiz bebeklerim var 15 aylıklar, kaynanam bakıyor. Onları bıraktım geldim işte. Eşim personel olarak çalışıyor ben de yemekhanede hostes olarak çalışıyordum, eşimin çıkarıldığını duydum, bana da sonra arkadaşlar telefon etti, "Melek gel bizi de çıkarmışlar" dediler.

Ne gerekçeyle çıkarmışlar, söylediler mi size? Bir şey demediler, taşerona geçirilecekmiş, o yüzdenmiş, bunu arkadaşlara demişler, bize bir bilgi vermediler. Aramızda engelliler var, ameliyat olup hastalık iznindeyken atılanlar var. Bizim gibi dört çift var atılan. İkiz bebek var, biliyorlar da ben tüp bebek tedavisi olarak bebek sahibi oldum, ikimizi birden öyle attılar. O günden beri de direniş devam ediyor. Öyle fazla bir şey de istemedik. Bana 40 TL zam yapıldı. 950 TL alıyorum, yol parası yok. Bizimle anlaşmaya yanaşmadılar, baktık bir şey olmayacak, sendikaya üye olmaya karar verdik.

Çocuklarınız var, işte çalışıyorsunuz, ev işleri var, nasıl başediyordunuz bütün bunlarla? Benim dışarıda çalışmaya ihtiyacım var, ikiz bebekler prematüre doğdu ve pek çok masrafları oldu. Kaynanamla kayınbabam da bizle yaşıyorlar, altı nüfusuz. Çalışmayacaksın da ne yapacaksın? Yaşamak gerçekten de zor. İki kişi çalışarak ancak yetiştiriyorduk.

Direniş nasıl sonlanır sizce? Kazanacağız. Çünkü haklıyız, sendikalı olarak işe geri dönmek istiyoruz, fazla bir şey istemiyoruz ki.

 

Gülizar Kurt

İki yıldır burada çalışıyorum. Yemekhanenin düzeni ile sorumluydum. Engelliyim, ortopedik engelim var. Zam istedik, yol parası istedik; kabul etmediler. Yasal yollardan hakkımızı arayalım denildi. Bir iki arkadaşımız böyle dedi, önce onları çıkardılar, sonra da bizi. Kötü oldu yani.

Evi siz mi geçindiriyorsunuz? Eşim vefat etti benim. Başka gelirim ve desteğim yok, tek başıma bir insanım. Üç çocuğum var ama evliler. O kadar çok borcum var ki üç tane kredi çekmişim. İşsizlik maaşı da alamıyorum. 12 gün için kaybediyorum. Biz ayrıca hastane çalışanı gözükmüyormuşuz. Tazminatlar yatırıldı ama bize faydası olmadı. Biz tazminat istemedik, çalışarak insanca yaşamak istedik. Sendikalı olmak istedik. Dayanışmak istedik. Burayı işyeri olarak görmedik, ailemiz, evimiz gibi gördük. Fakat onlar bizi öyle görmemişler demek ki, onlar için bizim hiç bir değerimiz yokmuş....

Çıkarılanların hepsi sendika üyesi mi? Yok ona bakmadılar, sendikalıları da, sendikasızları da çıkardılar. Hepimiz işten çıkarılınca, sendikasızlar da gitti sendikaya üye oldu. Onlar bize değer vermiyorsa, bize değer verenlerle hareket edelim dedik. Bazılarına para teklifinde bile bulunmuşlar, "zam verelim sendikalı olma" diye. Bana bir şey denilmedi. Kendisi tabii sendikayı gerekçe göstermiyor. "Taşerona vereceğim ondan çıkardım", diyor. Gündelikçi çalıştırıyor şimdi.

Nasıl gider bu süreç sizce? Direniyoruz ve sonuna kadar gitmeyi de düşünüyoruz. Yasal haklarımızı arıyoruz. Sendikalı olarak işe dönmek istiyoruz. Bu konuda her türlü desteğe ihtiyacımız var. Ne kadar destek o kadar güç, demek.

 

 

Aysel Tepe

15 yıldır burada, yemekhane bölümünde bulaşık yıkıyordum. Vardiyalı çalışıyoruz, ben evdeydim, arkadaşlar aradılar atıldığımızı söylediler. Hâlâ hangi nedenle atıldığımızı bilmiyorum. Ben mesela sendika üyesi değildim ona rağmen işten çıkardılar. Ben de geldim hemen sendikaya üye oldum. Madem öyle, işte böyle, dedim. Bakmakla yükümlü olduğum çocuklarım var, evim kira, iki kızım, bir oğlum var. Kızımın biri evli, 31 yaşında engelli ve bana bağlı olan bir kızım var, oğlum da şu anda asker.

Eşiniz çalışıyor mu? Eşim vefat etti. O da bu kurumda güvenlik olarak çalışıyordu. Hastane henüz yeni kuruluyordu o zaman, hastanenin tanıtım broşürlerini il il gezip dağıtıyordu. En son Karadeniz Bölgesi'ne gitti. Dönüşte Düzce depremine yakalandı eşim ve göçük altında kalarak yaşamını yitirdi. Kocamı bu kurumda kaybettim, onun hakkını yediler. Ama ben hakkımı yedirmeyeceğim onlara.

Şu anda evde çalışan kimse yok o halde? Evet, yok, sadece ben çalışıyordum. Engelli kızım var, şimdi aklıma geliyor, ne anlatacağımı da bilmiyorum. Kelimeler boğazıma düğümleniyor, hiçbir şey konuşamıyorum.

Sizin ücretiniz neydi? Ben burada 15 senelik elemanım, 1100 TL para alıyordum. İşte biraz ücretimiz yükselsin istedik. “Siz ne iş yapıyorsunuz ki, altı üstü paspasçısınız” dediler bize. Bu çok onurumuza dokundu.

Daha önce 12 saat çalışıyorduk, sonra buradan bir arkadaşımız şikayet etti kurumu ve bizim çalışmamız 8 saate indirildi. Ama çok çalıştığımız günlerimiz oldu. O kadar çalıştık niye çıkarıldığımızı bile bilmiyoruz, çağırıp söylemediler.

Sağlık işi önemli, dikkatli yapılması gereken bir iştir, itibar kaybı yaşarlar sonra? Zaten hasta yakınlarından çok şikayet var. Yeni gelen kişiler hastaya nasıl davranacağını bilmiyorlar. Benim kendi bölümümde de her üç-dört günde bir tabak, çatal, bıçakları biz dezenfekte ediyorduk. Şimdi o işleri kim yapacak, plastik tabak filan kullanılıyor herhalde.

Nasıl sonuçlanır bu direniş sizce ya da nasıl sonuçlanmalı? Valla arkadaşlarla burada birbirimize iyice kenetlendik, uzlaşırsalar çok iyi olur. Onun dışında ne diyeyim; direne direne kazanacağız yani ne olsun?

 

Nuray Şahin

Ben beş yıldan beri burada diyet hostesi olarak çalışıyordum.

Ne yapar diyet hostesi? Diyet yapan hastaların yemeği içmesi ile ilgileniyorum. İşimiz, iyiydi. Ticaret lisesi mezunuyum ben...

Evli misiniz, bekâr mısınız, çalışma koşulları? Evliyim, 14 yaşında bir çocuğum var. Eskiden 13 saate kadar çalıştığımız zamanlar oldu. Köle gibi çalışyorduk, hiçbir şeyden de haberimiz yoktu. Şikayet üzerine çalışma saatlerini 8 saate indirdiler. Arkadaşımızın mücadelesi ona değil bize yaradı yani.

Siz niye buradasınız? Bizim mücadelemizin amacı ise işe tekrar dönüp, insani koşullarda çalışmak. ■

 

(Kaynak: Petrol-İş Kadın Dergisi, Sayı 50, Ocak 2015)