Petrol-İş Sendikası 30. Dönem 8. Olağan Başkanlar Kurulu Sonuç Bildirisi Yayımlandı
Petrol-İş Sendikası Başkanlar Kurulu, 26 Haziran 2026 tarihinde İstanbul’da toplanarak, ülkemizde emeğe ilişkin güncel gelişmeleri ve örgütsel çalışmalarını değerlendirmiştir. 8. Olağan Başkanlar Kurulumuz, yapılan değerlendirmeleri ve bu doğrultuda almış olduğumuz kararları aşağıdaki şekilde kamuoyuna iletmeyi uygun bulmuştur:
Tüm dünyanın gözleri önünde uluslararası hukuk çiğnenerek, ABD ve İsrail, komşumuz İran’a saldırdı. İran’ın yönetim biçimi ve elindeki zenginleştirilmiş uranyum bahanesiyle 28 Şubat’ta başlatılan savaş, dünyadaki kutuplaşmaları ve ekonomik dengeleri sarstı. Dünyanın en önemli petrol ve doğalgaz kaynaklarının bulunduğu Ortadoğu, emperyalist ülkelerin kaynak savaşlarının geçmişten bugüne başlıca adresi olmuştur. Bu durum başta ülkemizi ve bölge ülkelerini hem ekonomik hem de stratejik olarak etkilemektedir. Enerji kaynaklarına hakim olmak için emperyalist ülkelerin başlattığı savaşın maliyeti oldukça yüksek olmuştur.
İran’ın savunma ve karşılık verme amacıyla Hürmüz Boğazı’nı gemi trafiğine kapatması petrol ve doğalgaz sevkiyatında ciddi sorunlara ve fiyat artışlarına sebep olmuştur. Hammadde tedariğinde yaşanan sıkıntı, gübre sektörünü de ağır etkilemiştir. Savaşın etkisi iş kolumuzdaki sıkıntıları daha da arttırmıştır.
Savaş, enerji konusunda dışa bağımlı olan Avrupa’da tarihin en ağır krizlerine sebep olmuş, neredeyse tüm bir kıta enerjisiz kalma tehlikesi yaşamıştır.
Savaşın sonuçlanma aşamasına gelmesi, piyasalara umut aşılasa da kısa sürede İsrail’in bölgedeki planlarına engel olduğu için sabote edilmek istendi. İran’ın anlaşma şartlarından biri olan Lübnan’a saldırıların durdurulması talebi İsrail tarafından geçersiz sayıldı ve saldırılar sürdürüldü.
Petrol-İş Sendikası olarak; Ortadoğuda ve dünyanın diğer bölgelerindeki paylaşım savaşlarına artık son verilmesini, ülkelerin bağımsızlıklarına ve sınırlarına saygı gösterilmesini istiyoruz. Ortadoğu’da emperyalist planları gerçekleştirmek üzere yapılan tüm saldırıları kınıyor, soykırımcı İsrail’i lanetliyoruz.
Ülkemizde, Ortadoğu’da ve tüm dünyada barışın sağlanması insanlık adına bir zorunluluktur! “Yurtta Barış, Dünyada barış” istiyoruz!
Savaştan dolayı küresel tedarik zincirlerinin olumsuz etkilenmesi ve petrol fiyatlarında yaşanan hızlı yükseliş, tüm maliyetleri de yükseltmiştir. İş kolumuzda gübre vb. sektörlerin girdi fiyatları ve lojistik maliyetler artarken, araç ve parça sevkiyatlarındaki gecikmeler, yükselen petrol/enerji maliyetleri ve artan lojistik riskler nedeniyle küresel otomotiv sektörünü de sarsmıştır. On binlerce işçi işini kaybetmiştir. Otomotiv sektöründeki krizden dolayı, istihdamda daralmanın sürmesi beklenmektedir.
Bu jeopolitik kriz, tedarik zincirlerinde aksamalara yol açarak üretim ve satış hacimlerinde daralmaları beraberinde getirmiştir. Küresel yavaşlama otomotiv başta olmak üzere birçok sektörü etkilemiş ve bağlantılı faaliyetlerde krize neden olmuştur. Sentetik kauçuk, plastik ve yağlayıcı gibi petrol türevli temel girdilerin temininde yaşanan uzamalar üretimi sekteye uğratmıştır.
Petrol-İş’in üyesi bulunduğu küresel sendikal federasyonların da uyardığı üzere, tarife savaşlarının ve tedarik zincirlerindeki sorunların faturasının işçilere çıkarılmak istenmesine itiraz ediyoruz. Olası krizlerden, sermayenin programıyla değil, üretim ve istihdam desteklenerek, işçi sınıfının kazanımları korunarak daha hızlı çıkılabilecektir.
Bölgemizde ve yakın coğrafyamızda yaşanan savaşlar göstermiştir ki; ekonomide devlet kontrolü ve kamu işletmeleri birer koruyucu kalkandır. Enerji ve maden gibi tüm sektörleri besleyen faaliyetlerde Petrol-İş’in örgütlü olduğu TPAO, BOTAŞ, Eti Maden ve savunma sanayi kuruluşumuz MKEK asla özelleştirilmemeli aksine kamu yatırımları ile güçlendirilmelidir.
Sosyal devlet politikaları, savaşların ve yoksulluğun vatandaşı ezmesinin önündeki tek seçenektir. Alım gücü sürekli düşen emekçinin artık dayanacak hali kalmamıştır. Ekonomi yönetimi tarafından yıllardır uygulanan “kemer sıkma” programının bedeli işçiye ödetilemez. Bütçedeki açıklar ücretli çalışanların ekmeğinden kesilerek değil, sermayeye akıtılan kaynaklardan kesilerek kapatılmalıdır.
Ülkemizde vergi sistemindeki adaletsizliğin bedelini ücretliler yani geçim sıkıntısındaki emekçiler çekmektedir. Daha ücreti eline geçmeden kaynağından kesilen gelir vergisi üstüne bir de yüksek enflasyon eklenince milyonlar sefalete ve derin bir yoksulluğa sürüklenmektedir. Vergi dilimleri adaletli bir şekilde belirlenmeli, vergi dilimi ilk matrahı mutlaka asgari ücretin yıllık kazancı altında olmalı, ilk vergi dilimi %10’dan başlatılmalı, zorunlu temel harcamaların tüketiminden alınan KDV oranı %1’e düşürülmelidir.
Sendikal örgütlenme sadece bir anayasal hak değil, emeğiyle geçinenler için bir zorunluluktur. Son günlerde medyaya da yansıyan pek çok hak mücadelesi izledik. Madenciden, öğrenciye, öğretmenden, fabrika işçisine kadar pek çok kesim emeğinin hakkı için sokaklara çıktı, grevler yaptı. Bu mücadelelerin verilebilmesi de kazanımla sonuçlanması da ancak örgütlü mücadele ile mümkündür. Bu nedenle çalışma hayatında, anayasa ve uluslararası sözleşmelerle güvence altına alınmış sendikal hakların tam anlamıyla uygulanması, sendikal örgütlenmenin önündeki engellerin kaldırılması, grev yasaklarına ve grev erteleme kararlarına son verilmesi zaruridir.
Petrol-İş Sendikası olarak; iş kolumuzdaki her bir işçiye ulaşıncaya, örgütsüz iş yeri kalmayıncaya kadar örgütlenmeyi başlıca görevimiz kabul etmekteyiz. Bu anlamda her üyemizin, her temsilcimizin, her kademedeki tüm yöneticilerimizin de asli görevi örgütlenmeyi sürdürmektir. Petrol-İş Sendikası işçi sınıfının örgütlenmede mücadelesinin öncü sendikasıdır.
Tüm bu olumsuzluklara rağmen Petrol-İş 2026 yılında yürürlüğü başlayan 32 iş yeri/işletmede başarılı sözleşmeler imzalamıştır. Ekonomik programın emek karşıtı özünden güç alan, savaş ve sektörel gelişmeleri bahane eden işverenlere karşı toplu sözleşme süreçlerinde müzakere ve mücadeleyi birleştiren Sendikamız, üyelerinin hak ve menfaatlerini her koşulda yükseltmeye devam edecektir.
10 Aralık 2024 tarihinde başlayan Temel Conta grevimiz 563 günü geride bıraktı. Submed işyerinde de sendikal hakları için 227 gündür direniş devam etmektedir. Haklarına ve geleceğine sahip çıkarak günlerdir mücadele azmini hiç yitirmeden direnen üyelerimizi Başkanlar Kurulumuz adına selamlıyor, onurlu mücadelelerinde yanlarında olduğumuzu belirtiyoruz.
Petrol-İş Sendikası 76 yıllık geçmişinden ve geleneğinden aldığı güçle emeğin mavi bayrağını taşımaktadır. Bir kere daha barışın tüm dünyada hakim olması dileğimizle; Türkiye işçi sınıfını ve emperyalist saldırılara direnen halkları selamlıyoruz.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
PETROL-İŞ SENDİKASI
GENİŞLETİLMİŞ BAŞKANLAR KURULU ADINA
GENEL BAŞKAN
SÜLEYMAN AKYÜZ





