30. Dönem 9. Olağan Genişletilmiş Başkanlar Kurulu Toplandı

30. Dönem 9. Olağan Genişletilmiş Başkanlar Kurulu Toplandı

Paylaş:

Petrol-İş Sendikası 30. Dönem 9. Olağan Genişletilmiş Başkanlar Kurulu Toplantısı, Merkez Yönetim, Denetim ve Disiplin Kurulları üyeleri ile şube başkanları ve başkan yardımcılarının katılımıyla 19-20 Ekim 2026 tarihlerinde Nevşehir’de gerçekleştirildi. Ülke ve dünya gündemindeki gelişmelerin, çalışma hayatı ve emek hareketine ilişkin başlıkların yanı sıra Petrol-İş Sendikası’nın idari ve örgütsel yapısına ilişkin konuların ele alındığı Genişletilmiş Başkanlar Kurulu Toplantısı, Genel Başkanımız Süleyman Akyüz’ün açış konuşmasıyla başladı. Konuşmasına, bir önceki Başkanlar Kurulu Toplantısı’ndan bu yana gerçekleştirilen Adana, Kırıkkale ve Ankara Şube Genel Kurullarının üyelerimize ve Petrol-İş Sendikası’na hayırlı olması temennisiyle başlayan Akyüz, göreve seçilen tüm yöneticileri tebrik ederek sorumluluklarını Petrol-İş’in köklü geleneklerine ve sendikal mücadele kültürüne yaraşır biçimde yerine getirmeleri dileğinde bulundu. Başkanlar Kurulu, Genişletilmiş Başkanlar Kurulu ve Genel Temsilciler Kurulu gibi merkez istişari organlarının Petrol-İş Sendikası’nın demokratik yapısının temel taşlarını oluşturduğunu belirten Akyüz, bu kurullarda alınan kararların ve atılacak adımların gelecek kuşaklara miras bırakılacak nitelikte olduğunu vurguladı. Bu nedenle tüm işçi sınıfına karşı taşınan sorumluluk bilinciyle hareket edilmesi ve alınan kararların emek hareketine örnek oluşturması gerektiğine dikkat çekti. Akyüz ayrıca, Petrol-İş Sendikası’nın demokratik yapısı, kurulları ve ilkeleriyle yalnızca Türkiye’de değil, uluslararası sendikal alanda da öne çıktığını belirterek, işyeri temsilcilerinden genel merkez yöneticilerine kadar örgütün her kademesinde görev üstlenenlerin bu sorumluluk bilinciyle hareket etmesi gerektiğini vurguladı. Türkiye sanayisinde yaşanan olumsuz gelişmelerin sendikamızın örgütlü olduğu işyerlerine de yansıdığını vurgulayan Akyüz, “Ülkemiz sanayisindeki mevcut koşullar nedeniyle örgütlü olduğumuz işyerlerinde daralmalar ve kapanmalar devam ediyor. Küresel firmalar üretimden kaçınırken işverenler, işçilik maliyetlerinin yüksekliğini gerekçe göstererek üretimlerini başka ülkelere kaydırıyor. Ancak biliyoruz ki mevcut ekonomik koşullarda emekçiler de ciddi bir çıkmazın içinde. Bu nedenle ekonomi yönetiminin bir avuç zenginin ve fonlardan beslenen kesimlerin değil, emekçilerin çıkarlarını gözeten politikaları bir an önce hayata geçirmesi gerekiyor.” dedi. 2027 yılında 60’ı aşkın toplu iş sözleşmesi görüşmesi gerçekleştirileceğini belirten Akyüz, “Bu dönemde herkes üyelerimizin hak ve çıkarlarını gözeterek hareket etmeli. Her işyerinin koşulları, büyüklüğü, sermaye yapısı ve geleceğe yönelik beklentileri farklılık gösteriyor. Bu nedenle işyeri temsilcilerinden şube ve genel merkez yöneticilerine kadar örgütümüzün tüm kademelerinde ortak ve koordineli bir anlayışla hareket etmeli, stratejimizi mevcut koşulları dikkate alarak belirlemeliyiz. Ancak bu şekilde 2027 yılındaki toplu sözleşme sürecinden daha güçlü çıkabiliriz.” dedi. Konuşmasının son bölümünde sendikal örgütlenmenin önemine dikkat çeken Genel Başkan Akyüz, son dönemde açıklanan sendikal istatistiklerin sendikalı işçi sayısındaki gerilemeyi ortaya koyduğunu belirtti. Petrol-İş Sendikası’nın da yürüttüğü örgütlenme çalışmalarına rağmen mevcut ekonomik ve sektörel koşullar nedeniyle üye kayıpları yaşadığını ifade eden Akyüz, kamu işyerlerindeki üye sayısının ise artmaya devam ettiğini ve hâlihazırda 9 bini aştığını söyledi. Örgütlenme çalışmalarının her koşulda güçlendirilmesi ve yaygınlaştırılması gerektiğini vurgulayan Akyüz, işverenlerin sendikal örgütlenmeye yönelik baskı ve engellemelerine dikkat çekti. Özellikle organize sanayi bölgelerinde işverenlerin sendikalaşmayı engellemek ve mevcut sendikal örgütlülüğü zayıflatmak amacıyla ortak ve koordineli hareket ettiklerinin altını çizdi. Genel Başkanımız Süleyman Akyüz, Başkanlar Kurulu Toplantısı’nın Petrol-İş Sendikası ve Türkiye işçi sınıfı açısından verimli tartışmalara ve yapıcı değerlendirmelere vesile olması temennisiyle konuşmasını tamamladı. Genel Başkan Süleyman Akyüz’ün konuşmasının ardından Merkez Yönetim Kurulu üyeleri ve şube başkanları söz alarak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Yapılan değerlendirmelerde, aralık ayında başlayacak asgari ücret görüşmeleri sonucunda belirlenecek ücret düzeyinin, yeni dönem toplu iş sözleşmesi müzakereleri açısından da belirleyici olacağı vurgulandı. Toplu sözleşme süreçlerinde yalnızca ücret artışlarına değil, sosyal ve idari hakların geliştirilmesine de odaklanılması, üyelerin mevcut kazanımlarının korunarak daha ileriye taşınması gerektiğine dikkat çekildi. Kamuda çalışan yüz binlerce işçinin ücret artışlarını, taban ücretlerini ve sosyal haklarını belirleyen Kamu Çerçeve Protokolü (KÇP) de toplantıda ele alınan başlıklar arasında yer aldı. Bu kapsamda, farklı işkollarının kendine özgü çalışma koşulları ve ihtiyaçlarının gözetilmesi gerektiği belirtilerek, tüm kamu işçilerini kapsayan tek bir çerçeve protokolü yerine, işkollarının farklılıklarını esas alan ayrı protokollerin oluşturulmasının ücret ve sosyal hakların daha adil ve dengeli biçimde belirlenmesine katkı sağlayacağı ifade edildi. Sendikal örgütlenme süreçlerinde karşılaşılan sorunların da değerlendirildiği toplantıda, mevcut hukuki prosedürlerin yarattığı güçlüklerin yanı sıra ekonomik koşulların ve artan işsizlik kaygısının da örgütlenmenin önünde önemli engeller oluşturduğu belirtildi. Özellikle işini kaybetme endişesi taşıyan işçilerin sendikal örgütlenmeye mesafeli yaklaşmasının sahada sıklıkla karşılaşılan bir sorun olduğuna dikkat çekildi. Bu engellerin aşılabilmesi için örgütlenme çalışmalarının güçlendirilmesi, kapsamlı kampanyaların hayata geçirilmesi ve işçilerle doğrudan temasın artırılması gerektiği vurgulandı. Toplantıda, son yıllarda ekonomide yaşanan sorunların yanı sıra ekonomi yönetiminin özelleştirme politikalarına giderek daha fazla ağırlık vermesine de dikkat çekildi. Köprü ve otoyolların özelleştirilmesine yönelik girişimlerin bu politikaların bir parçası olduğu belirtilerek, Petrol-İş Sendikası’nın örgütlü olduğu kamu işyerlerindeki gelişmelerin yakından takip edilmesi ve olası özelleştirme girişimlerine karşı hazırlıklı olunması gerektiği vurgulandı. Ayrıca son dönemde yaşanan fon krizi nedeniyle ortaya çıkan mali kayıpların telafi edilmesi amacıyla yeni kaynak arayışlarına yönelinmesinin özelleştirme politikalarına hız kazandırabileceği değerlendirmesinde bulunuldu. Fon krizinin yol açtığı zararların karşılanmasında kamu kaynaklarının kullanılmasının, söz konusu maliyetlerin sonuçta halkın sırtına yüklendiği anlamına geldiğine dikkat çekildi. Başkanlar Kurulunun son bölümünde sendikanın mali yapısına ilişkin kapsamlı bir bilgilendirme yapıldı. Petrol-İş’in mali gücünü her geçen gün daha da pekiştirdiği belirtilerek, sağlam bir mali yapının güçlü bir örgütlülüğün, kurumsal bağımsızlığın ve kararlı bir sendikal mücadelenin temel dayanaklarından biri olduğu vurgulandı. Olağan Genişletilmiş Başkanlar Kurulu toplantısı yeni dönem için başarı getirmesi temennileriyle sona erdi.