• industriAll global
  • industriAll europe
  • Retun See
  • Petrol-İş Kadın Dergisi
Belgesel: Petrol-İş Tarihi

Petkim de ellere mi gitti? | Ertuğ Yaşar-Referans

Dün yine heyecanlı bir gündü. Türk sanayinin önemli kuruluşlarından biri olan Petkim’in yüzde 51 hissesinin blok satış ihalesi yapıldı.

ERTUĞ YAŞAR
06.07.2007

Dün yine heyecanlı bir gündü. Türk sanayinin önemli kuruluşlarından biri olan Petkim’in yüzde 51 hissesinin blok satış ihalesi yapıldı.

 

Petkim ile benim kişisel olarak kesişen bazı yönlerimiz var. Öncelikle ikimiz de aynı yaştayız ! Petkim 1965 yılında kurulmuş, ben de 1965 doğumluyum. Profesyonel kariyerime ilk başladığım yıllarda ziyaret ettiğim sanayi kuruluşlarından biri Petkim idi. Petkim’i görmüş ve büyüklüğüne hayran olmuştum.
 

Daha sonra çalıştığım sanayi kuruluşunda, Petkim’in de ürettiği bir hammaddeyi kullanıyorduk. Bu nedenle Petkim’in satış politikasını izlemek zorunda kalmıştım. O dönemde Türkiye bugünkü kadar dış ticaret politikasında liberal değildi. Petkim de yurtiçinde tekel olduğu ürünlerde dışalımla gelecek rekabeti önlemek için gümrüklerle değişik işbirliklerine giderdi. Birçok kere Petkim’im yarattığı dışalım güçlükleri ile uğraşmak zorunda kalmıştık...
 

İşte bu Petkim dün yeniden satıldı.
 

“Yeniden satıldı” diye yazdık, çünkü zaten bu çoğunluk hisseleri, 2003 yılında UZAN ailesinin bir şirketine o zaman sadece 600 milyon dolara satılmıştı. Ama daha sonra devir gerçekleşmemiş ve Petkim yine kamuda kalmıştı.


Bugün Petkim için sağlanan 2 milyar 50 milyon dolarlık fiyat iyi bir fiyattır. Şirket değeri 4 milyar doların üzerine çıkmıştır.


Bu iyi fiyatın alınmasında, ya da üç yılda 600 milyon dolardan 2 milyar dolara gelinmesinde, bazı etmenler rol oynamıştır:

 

a) Adalet ve Kalkınma Partisinin (AKP) son beş yılda izlediği (ya da AKP’ye izletilen) istikrar ve güven sağlayan ekonomi politikaları;

 

b) Dünyada son yıllarda artan uluslararası likidite bolluğu ve risk alma iştahı; bunun karşılığında dünyada değerli ve “bankable” varlıkların olmaması;

 

c) Yine 2003’den bu yana petrol fiyatları ile birlikte içinde petrokimya ürünlerinin de bulunduğu bütün emtia ve hammadde fiyatlarının artması;


Bir arkadaşım söyledi, “Süleyman Demirel ne kadar haklıymış; gerçekten de dün dündür, bugün de bugün. Görüyor musun Türkiye’de bile işler ne kadar çabuk değişiyor ?”

 

Gerçekten dünyadaki değişimi yakalama gereğini hiç unutmamalıyız. Petkim bugün 4 milyar dolar ediyorsa, bunun evet bir nedeni küresel yatırım ortamıdır, ama asıl önemli bir nedeni de Türkiye’nin dünya değişimlerine açık olması; her gün daha çok liberalleşmesi; ve gerçek bir hukuk devleti olma yolunda yatırımcılara güven vererek ilerlemesidir.
 

Yine de Petkim ihalesi ile ilgili hoşa gitmeyen birkaç noktayı da atlamadan yazalım:
 

a) İhaleye giren (petrokimya işinde olan ya da o işe girmek isteyen) sanayi grupları, hemen ilk turlarda devre dışı kalmışlardır. Yani işin içinde, pazarın konusunu alan sanayiciler, Petkim konusunda cesur olamamışlar ve korkmuşlardır. Belki de Petkim satışını bir sanayi özelleştirmesi değil de bir finansal satın alma olarak görmek daha doğru olur.
 

b) Dünyada petrokimya işi ve teknolojisi Batılı ve özellikle de Amerikalı firmaların elindedir. Ama son yıllarda yaşanan petrol fiyatları artışı nedeni ile sanayi hızla Rusya ve Suudi Arabistan’a kaymaktadır. Petkim ihalesine hiçbir Batılı firmanın girmemesi çok ilginç bir gelişmedir. Acaba bu firmalar Türkiye’ye güvenmediler mi yoksa Petkim’i ölçek olarak çok mu küçük buldular?

 

Görüyoruz ki ihaleyi kazanan girişim grubunun kim olduğu şu anda pek belli değil. Kulislerde hemen spekülasyonlar da yapılmaya başlanmış. Ama bence kimse endişelenmesin ve herkesin içi rahat olsun:

 

Türkiye ARTIK bir muz cumhuriyeti değildir ve ülkemizde, en azından ekonomi alanında, hukukun üstünlüğü kavramı her gün pekişerek gelişmektedir.
 

Eğer Transcentralasian Petrochemical Holging’in altında “abudik gubidik” (!) işler varsa, bu işler yarın hemen ortaya çıkar ve Petkim de bu kişilere satılmaz.

Kaynak: REFERANS GAZETESİ