• industriAll global
  • industriAll europe
  • Retun See
  • Petrol-İş Kadın Dergisi
Belgesel: Petrol-İş Tarihi

Basın Açıklaması

POAŞ'ın Özelleştirilmesine İlişkin Basın Toplantısı

Genel Başkanımız Ali Ufuk Yaşar 12 Nisan Salı günü Petrol-İş Genel Merkezi'nde  POAŞ özelleştirme süreci ile ilgili basın açıklaması yaptı. Süreçte yaşanan şaibe ve hukuksuzlukların ortaya konduğu açıklamada, sendikaların uyarılarının zamanında dikkate alınması gerektiği belirtildi.

12.04.2016

Petrol-İş Sendikası, bir dönem örgütlü olduğu POAŞ'a nasıl el konulduğunu, kuruluşun özelleştirme sürecindeki hukuksuzlukları, usulsüzlükleri ortaya koymak üzere 12 Nisan Salı günü bir basın toplantısı düzenledi.

Genel Merkez binamızda yapılan basın toplantısında, Sendikamız adına açıklamayı Genel Başkanımız Ali Ufuk Yaşar yaptı. Toplantıda Genel Sekreterimiz Ahmet Kabaca, Genel Mali Sekreterimiz Turgut Düşova, Genel Örgütlenme ve Eğitim Sekreterimiz Mustafa Mesut Tekik, Genel Yönetim Sekreterimiz Ünal Akbulut yer aldı.

 

Petrol-İş Kocaeli Şube Yönetim Kurulumuz, İstanbul 1 No'lu Şube Yönetim Kurulumuz, İstanbul 2 No'lu Şube Yönetim Kurulumuz, şubelerimizden temsilciler, eski Kocaeli Şube Başkanı Muammer Bekaroğlu, Kocaeli Gazeteciler Cemiyet Başkanı Çetin Gürol ve ulusal medya kuruluşlarından birçok temsilci de basın toplantısına katıldı.

Genel Başkanımız Ali Ufuk Yaşar konuşmasına başlarken son günlerde akaryakıt kaçakçılığı ve vergi kayıpları üzerinden gündeme gelen DOĞAN GRUBU ve POAŞ hususunda basında yer alan bilgilerin, konunun yalnızca bir boyutunu kapsadığını ve asıl tartışılması gereken hususun gözlerden kaçtığını dile getirdi.

Şaibeli ihale Petrol-İş'in açtığı davayla iptal edildi

Yaşar, POAŞ'ın %51'lik hissesinin özelleştirilmesi için yapılan ilk ihalede en yüksek teklifi veren Hayyam Garipoğlu'nun sahibi olduğu gruba verilmediğini, ihalede 3. gelen gruba teklif edildiğini belirtti. Teamüllere aykırı olan bu işlemin büyük bir şaibe oluşturduğunu söyleyen Yaşar, ihaledeki usulsüzlükleri yargıya taşıyan Petrol-İş'in açtığı dava sonucu özelleştirmenin iptal edildiğini vurguladı.

İkinci ihaledeki usulsüzlükler

3 Mart 2000 tarihinde gerçekleştirilen ikinci ihalede %51'lik hisseye bu kez en yüksek teklifi İş-Doğan Grubu'nun verdiğini belirten Genel Başkan Yaşar, bu süreçteki usulsüzlüklere işaret etti:

“Kazanan konsorsiyumda yer alan Doğan Grubu, radyo ve televizyonlarda hisse sahibiydi. RTÜK Kanunu'nun 29. maddesine göre, radyo ve televizyonlarda %10'dan fazla hissesi olanların kamu ihalelerine girmeleri yasaktı. Buna rağmen bu grubun ihaleye girmesine göz yumuldu. Ayrıca, bu konsorsiyuma kredi veren İş Bankası, Bankalar Kanunu'nun 'bir banka gerçek ve tüzel bir kişiye doğrudan doğruya veya dolaylı olarak özkaynaklarının %25'inden fazla kredi veremez, ortak olamaz' hükmüne aykırı hareket etti. Bu hukuksuzluklara rağmen devir gerçekleştirildi.”

“Altın hisse” kaldırılarak İş-Doğan'a imtiyaz sağlandı

Genel Başkanımız Yaşar, özelleştirmenin ardından 5 yıl süreyle uygulanması gereken “Altın Hisse”nin satışın üzerinden 2 yıl geçmesinden sonra kaldırıldığını söyledi. Bu işlemle, İş-Doğan Grubu'na büyük bir imtiyaz sağlandığını vurgulayan Yaşar, böylece devletin POAŞ'ın alacağı stratejik nitelikli kararlarda inisiyatif alma hakkının ortadan kaldırıldığını dile getirdi.

%25,8'lik kamu hissesi ihalesiz olarak İş-Doğan'a devredildi

POAŞ özelleştirme sürecinde en büyük kayırmanın ise kamunun elinde kalan son %25,8'lik hissenin ihalesiz olarak İş-Doğan'a devredilmesi işlemi olduğunu söyleyen Yaşar, “POAŞ'ta kamunun elinde kalan son %25,8'lik hisse ihaleye dahi gerek duyulmaksızın İş-Doğan'a satıldı. Üstelik bu satış, taksitle gerçekleştirildi. Bu şaibeli satışta POAŞ'ın kendi hisseleri teminat olarak gösterildi. Bu işlem de, ilgili yönetmeliklere aykırıydı. Halka arz edilerek özelleştirilmesi gereken bu hisseler, blok olarak İş-Doğan Grubu'na ihalesiz olarak ve özelleştirme mevzuatına aykırı bir şekilde devredildi.” dedi.

Devlet vergi kaybına uğratıldı

Ekim 2002 tarihinde ise 1,3 milyar dolar zararda olan İş-Doğan Petrol Yatırımları A.Ş. ile POAŞ birleştirildiğini ve zararda olan bu şirketin bütün aktif ve pasifleriyle POAŞ'a devredildiğini belirten Yaşar,  bu birleşme ile POAŞ'ın zararda bir şirket haline getirildiğini ve uzun bir süre vergi ödemediğini vurguladı. 

Petrol-İş özelleştirme borçlarının ertelenmesi işlemini iptal ettirdi

Yaşar, İş-Doğan'ın özelleştirmeden doğan borçlarını ödemekten dahi imtina ettiğini söyleyerek Petrol-İş'in bu durumu yargıya taşıdığını anlattı:

“POAŞ'taki son kamu hisselerini taksitle satın almış olan İş-Doğan Grubu, ikinci taksitin ödenme tarihi Ağustos 2003'te gereken ödemeyi yapmadı. Bu ödemeyi yapmadığı gibi, kalan borçlar için ÖİB'den yeniden yapılandırma talep etti, borçların ertelenmesini istedi. ÖYK, bu talebi kabul etti ve borçları erteleyerek yeniden yapılandırdı. bu işlemin iptal edilmesi için sendikamız yargıya başvurdu. açtığımız davada yargı bizi haklı buldu ve alacakların ertelenmesi kararını iptal etti. bu karar uyarınca, İş-Doğan Grubu kalan tüm borçları 2004 yılı içerisinde ödemek durumunda kaldı.”

POAŞ'ta işçi kıyımı ve sendikasızlaştırma da yaşandı

Basın açıklamasında Yaşar'ın vurguladığı bir diğer husus ise özelleştirmenin işçi kıyımı ve sendikasızlaştırma gibi olumsuz sonuçları oldu:

“Özelleştirme öncesi POAŞ'ta 3838 olan çalışan sayısı, özelleştirmeden sonra 2666 çalışanın işten çıkarılmasıyla 1172'ye düşürüldü ve ilk aşamada %70 oranında bir istihdam daralmasına gidildi. İlerleyen günlerde devam eden işten çıkarmalarla istihdam daralması %80'e kadar çıktı. POAŞ'ta daha sonra, Sendikamızın tüm çaba ve eylemliliklerine karşın, Sendikal örgütlülük yok edildi ve POAŞ tamamen sendikasızlaştırıldı.”

“Sendikaların uyarı ve taleplerine kulak verin”

Petrol-İş Sendikası'nın, özelleştirme sürecinin tüm aşamalarında POAŞ'ın satışına karşı çıktığını ve dönemin hükümetlerini uyardıklarını belirten Yaşar bu konuda hukuki girişimlerde de bulunulduğunu, yaygın eylem ve etkinliklerle özelleştirmeyi engellemeye çalıştıklarını, ülkemizin uğrayacağı ekonomik ve toplumsal zararın oluşmaması için ellerinden gelen tüm çabayı gösterdiklerini söyledi.

POAŞ özelleştirmesinin ilan edildiği tarihte, kamuoyunu ve hükümet yetkililerini bu özelleştirmenin yaratacağı olumsuz sonuçlara karşı uyardıklarını vurgulayan Yaşar, o dönem toplumsal sorumlulukları gereğince yaşanabilecek olumsuzlukları belirttiklerini dile getirdi. Yaşar, açıklamayı bir mesajla bitirdi:

“Bugün bir kez daha, POAŞ özelleştirmesini ve sonuçlarını hatırlatarak, sendikaların özelleştirmeler ve emekçileri ilgilendiren başlıklarda uyarı ve taleplerinin yerinde ve zamanında dikkate alınmasını toplumsal sorumluluğumuz gereği olarak bir kez daha kamuoyunun dikkatine sunuyoruz.”

Yaşar "Kiralık İşçilik Kabul Edilebilir Değil" dedi

Genel Başkanımız basın açıklamasının ardından emeği ilgilendiren güncel gelişmeleri de değerlendirdi. Kıdem tazminatının kırmızı çizgileri olduğunu ve "kiralık işçilik" tasarısını kabul etmediklerini söyledi:

"Kiralık işçilik ile ilgili tasarı TBMM'ye intikal etmişti. Konu Türk-İş tarafından yakından takip ediliyor. Tasarı'nın şu anda askıda olduğunu biliyoruz. Fakat biz bu tasarının yeniden Meclis gündemine gelme olasılığı nedeniyle hem kamuoyunu hem de işçileri bilgilendirmek için basın açıklamaları yapacağız. Şu an Türk-İş dışında konuyu takip eden bir konfederasyon yok. Kiralık işçilik uygulaması yürürlüğe girerse sendikal örgütlenmeyi bitirecek bir konudur. Bu kabul edilebilir değil."

Kamuda taşerona kadro düzenlemesi ile ilgili de konuşan Yaşar, kamuda çalışan taşeron işçiler ile ilgili bir düzenleme yapılmasının olumlu olduğunu ancak gündeme getirilen düzenlemenin beklentileri karşılamaktan uzak olduğunu belirtti: “Kamuda asıl-yardımcı iş ayrımı yapılmaksızın tüm taşeron, mevsimlik ve geçici çalışanlar kadroya alınmalıdır.”

"1 Mayıs'ta Çanakkale'deyiz"

Yaşar, Türk-İş'in 1 Mayıs İşçi Bayramı'nı ülkemizin içinde bulunduğu durum nedeniyle 250 bin şehidimizin yattığı Çanakkale'de kutlama kararı aldığını söyledi. Bu karar doğrultusunda Marmara Bölgesi şubeleriyle birlikte Çanakkale’de olacaklarını belirten Genel Başkanımız Ali Ufuk Yaşar sözlerini "Ülkemizde 1 Mayıs’ a dair çeşitli spekülasyonlar yapılır ve 1 Mayıs’ın ardından da sıkılan gazlar ve insanların ciddi bir şekilde coplandığı veya engellendiği görüntülerle 1 Mayıs’ı geçeriz. Türk-İş geçen hafta yapılan Başkanlar Kurulu toplantısında 1 Mayıs’ı Çanakkale’de kutlama kararı aldı. Bu İşçi Bayramı'nı davul ve zurna ile değil, şehitlerimizi anarak kutlayacağız." diyerek sonlandırdı.

Yapılan basın açıklamasının tam metni ve POAŞ özelleştirme süreci ile ilgili raporumuz ekte yer almaktadır.